Ana Sayfa E-mail
Kurumsal Ürün Grupları Bayilikler Kalite Satış Noktaları İletişim
Hoş geldiniz, bugün
Ahşap Ürünleri
Üretimini Hasan Kulu’nun yaptığı onlarca alternatif ahşap ürünü »
Plywood
Plywood inşaat ve kalıp sektörüne kolaylık ve tasarruf getiriyor! »
Laminat Parke
Mekanlarınıza estetik ve zerafet katan 6 farklı marka, yüzlerce alternatif »
OSB
OSB mekanlarınızı estetik ve ekomik olarak güzelleştirmenizi sağlar »
EN UYGUN ÜRÜN
Ahşap yapıyı korumada ilk adım; emprenye
Yapılardaki ahşap, yapım öncesinde koruma altına alınmalıdır. Bunun için ahşabın ön koruma denilen; emprenye sisteminden geçirilip fırınlanması gerekir. Emprenye, ahşabın yapısına uygun olarak seçilen bir koruyucu maddenin ahşabın bünyesine geçirilmesidir. Bu zehirli maddeler, ahşabın harap olmasına yol açan mantarların oluşumunu önler.

Emprenye işlemi neden gereklidir?
Emprenye olan ahşap çürümez, korozyona uğramaz, hava şartlarından, böcek ve mantarlardan etkilenmez. Zamanla eğrilip bükülmez ve üzerinde çatlamalar meydana gelmez. Bu sistem uygulandığı takdirde ahşap, minimum 50-60 yıl dayanabilir ve ölümsüzleştirilebilir. Ahşap yapıya, püskürtme yoluyla da emprenye yapılabilir.

Ahşabın üzerindeki reçinelerin yakılması
Macun ve boya işlemlerine geçilmeden önce, varsa ahşaptaki reçineler sıcak hava tabancaları (sıcak hava üfler) veya pülümüs ile (gaz ocağına hortum takılarak alev püskürtülmesi) yakılarak reçineler akıtılmalıdır. Yangın tehlikesine karşı sıcak hava üfleyen tabancaların tercih edilmesi daha uygundur.

Ahşap yapıyı korumada ikinci adım; Boyama

Boya Yüzeyi
Doğru yüzey koruyucuyu seçmek için ilk önce yüzeyi neden koruduğumuzu belirlemeliyiz. Ahşap o kadar değişik amaçlara hizmet eden bir malzeme ki bu seçim her zaman o kadar kolay olmayabilir. Ahşap zeminde kullanılacaksa, mekanik darbelere, aşırı aşınmaya karşı dayanıklı poliüretan esaslı malzemeler, dış cephede kullanılacaksa güneşe ve dış ortam şartlarına dayanıklı esnek ve nefes alan dış ortam boyalarını seçmeliyiz.
Yüzey koruyucu seçiminde ikinci kriter ise elde edilmek istenen görüntü, ahşabın cinsi ve malzemeyi uygulama olanaklarımıza bağlıdır. Türkiye'de çok sik yapılan bir yanlış ilk önce ahşabın seçilip sonra görüntünün ve rengin belirlenmesidir. Doğrusu bunun tam tersidir. Dış ortamda kullanılacak ahşap malzeme beyaza boyanacaksa mümkün olduğu kadar az reçineli ve az budaklı bir ahşap türü seçilmelidir . Özellikle ahşap cephe kaplamalarında reçineli ve budaklı sari çam, iroko gibi renkli ekstraktif madde (ahşaptan dışarı sızan yabancı maddeler) içeren ağaç türleri üzerinde beyaz ya da açık renk boyalar problem yaratır. Reçine ve ekstraktif maddeler mikro gözenekli (nefes alan) dış ahşap boyalarının üzerine sızarak zamanla cephede lekelerin oluşmasına sebep olur. Bu sızmayı önlemek için boyanın altına macun ve benzeri maddeler kullanılırsa da, bu sefer dışarıya sızmak isteyen reçine macun ile birlikte boyayı kaldırır ve çok alışık olduğumuz “pul pul kabarmış, dökülmüş boya” görüntüsü ortaya çıkar. Reçine sızması ısı derecesi ile doğru orantılı olduğundan koyu renk boyalar yüzeyin daha fazla ısınmasına ve daha fazla yüzeye çıkmasına neden olur. Ancak koyu renk boyalarda lekelenme fark edilmez ve görüntü bozulmaz. Geleneksel “budak yakma” yönteminin boya performansına faydadan çok zararı vardır. Geçerli bir nedeniniz yoksa, dış cephede kullanılan ahşap üzerine hiçbir zaman tamamen şeffaf ve renksiz vernik uygulanmamalıdır . Renksiz ve şeffaf vernikler ahşap yüzeyi mor ötesi ışınların etkisine karşı koruyamazlar. Bu verniklerin bazıları güneşe karşı ultraviyole filtreleri içerirler, ancak bu katkıların ömürleri dış ortamda kullanılan ahşap için yeterli değildir. Bu tür vernik ve cilalar ancak yapı içinde kullanılan mobilyalarda renk değişmesini önleyebilirler. Dış cephede kullanılabilen şeffaf boyalarda muhakkak bir renk vardır. Bunlar, zamanla UV filtresi etkisini kaybetmeyen doğal metal oksit pigmentler içerirler. Yüzey koruyucular ahşaba çeşitli yöntemlerle uygulanabilirler, fırça ile, daldırma ile ya da tabanca ile. Her boya her tür uygulamaya uygun değildir. En iyi sonucu alabilmek için boyanın uygulanacağı ortam, işçiliği yapacakların deneyimleri göz önünde bulundurulmalıdır. Şantiyede tabanca kullanmaktan geniş yüzeyli panellere fırça ile boya yapmaktan kaçınılmalıdır.

Göz önünde bulundurulması gereken başka bir konu ise kullanılan boyanın kuruma hızıdır. Nefes alan boya nedir ? Nefes alan boyalar, boyanan yüzeyde suyu geçirmeyen fakat su buharını geçirebilen bir boya tabakası oluşturan ürünlerdir. Bunlar su buharı geçirgenliği yüksek mikro gözenekli boyalar olarak da tanımlanabilirler. Dış ortamda kullanılan ahşabın yağışlar ve havadaki rutubet değişmeleri nedeniyle çalışması ya da ufak bir darbe alması sonucunda yüzeyde oluşabilecek ufak bir çatlak ahşabın ıslanmasına neden olabilir. İşte boya tabakası altındaki ahşabı ıslatan bu suyun kısa sürede kuruması, boyanın ve ahşabın ömrü için çok önemlidir. ahşabın uzun süre ıslak kalması hem boyanın dökülmesine hem de ahşabın çürümesine neden olur. Nefes alan ahşap boyaları örtücü ve şeffaf olabilirler. şeffaf olanlar da renklidir ve büyük oranda doğal metalik pigmentler ihtiva ederler, başka bir deyişle solmazlar. Bu boyalar aynı zamanda ahşaba iyi nüfuz eder ve ahşapla birlikte çalışabilecek esnekliğe sahiptir.

Su esaslı mi, solvent esaslı mi ?
Son zamanlarda su esaslı boyaların moda olması bazı yanlış anlamlara neden oluyor. “Su esaslı boyalar uzun ömürlüdür, solvent esaslılar çabuk bozulur” gibi. Bu varsayım yanlıştır. Bazen solvent esaslı bir ürün su esaslıdan daha uzun ömürlü olabilir. Bu konuda çevre ile ilgili de bazı yanlış varsayımlar mevcut. Su esaslı ürünlerde solventlerin az olması boyama sırasında etrafta bulunan insanların sıhhatleri için artı bir puan kuskusuz. Ancak bazı su esaslı parke cilalarına yeterli sertliği sağlayabilmeleri için karsinojen kimyasallar katılır. Bu nedenle ürünler kendi özellikleri ile değerlendirilmeli, genel varsayımlardan kaçınılmalıdır. Yeni ürünler o kadar karmaşık yapılara sahiptirler ki geleneksel sentetik-selülozik sınıflandırması da artık geçerliliğini yitirmiştir.
Dış ortam boyalarının dayanıklılığı
Bir boyanın, özellikle dış ortamda, hizmet ömrünü saptamak çok zordur. Kaç yıl dayanacağı uygulamaya, ahşabın cinsine ve en önemlisi iklim şartlarına bağlıdır. Bir rakam vermek gerekiyorsa 3-7 yıl denilebilir. Bu boyaların daha önemli bir özelliği hiçbir zaman pullanıp dökülmemesi ve bakımlarının kolay olmasıdır. bazı kuruluşlar, örneğin İngiltere'de TRADA, bu tür boyaları test edip tüketiciye bilgi verirler. Dış ortam boyaları önce yağmur, sıcaklık ve güneşin etkisini taklit eden iklimlendirme etüvlerinde test edilir, ancak asil değerlendirme hakiki saha deneyleri ile yapılır.

Yüzey İşlemleri
Bir boyanın dayanıklılığı, boyanın yapısı kadar uygulandığı yüzeyin özelliklerine de bağlıdır. Dış ortam ahşap boyaları doğrudan temiz ahşabın üzerine sürülmelidir. Bezir yağı, dolgu malzemeleri ve özellikle macun, dış ortam boyalarının en büyük düşmanlarıdır. Genelde son görüntünün düzgün ve pürüzsüz olması istendiğinden boya öncesi planya ve zımpara önerilse de, dış ortamda yüzey ne kadar pürüzlü ise boya ömrü de o kadar fazladır. Kumlanmış ya da sadece şeritten geçmiş dış cephe kaplamaları üzerinde boyanın hizmet ömrü çok daha uzundur. Güneşten etkilenmiş yüzeylerde (solmuş ya da kararmış) boya performansı kötüdür. Ahşap malzeme boyanmadan doğa şartlarında bekletilmemeli, güneşten etkilenmiş yüzeyler ise boyanmadan önce iyice zımparalanarak solmuş ya da kararmış tabaka tamamen kaldırılmalıdır. Budaklardan reçine sızmasını engellemek ya da boya sökmek için yüzeyin yakılması da boyanın hizmet ömrünü azaltır. Yanmış yüzey boyanın ahşaba nüfuz etmesini engeller ve ömrünü kısaltır. Ahşap elemanların üretilmesinde tasarım da her zaman çok önemlidir. Bunun en basit örneği, keskin köselerden kaçınma gerekliliğidir. Ahşap profiller her zaman yuvarlatılmalıdır. Keskin köseler üzerindeki boyanın ömrü yuvarlatılmışa göre çok azdır. Eski ahşap yüzeylerin boyanması Eski ahşap yüzeylere dış ortam ahşap boyaları uygulanmadan önce eski boyanın, özellikle boya yüzeyinde çatlaklar, kabarmalar, dökülmeler varsa, tamamen sökülmesi güneş etkisiyle kararmış ve lif tahribatına uğramış yüzeylerin zımpara ile temizlenmesi gerekir. Eğer eski boyanın ahşap yüzeye tutunması tam ise sadece bir yüzey temizlemesi yeterli olabilir.

Boyanın sökülmesi
Mevcut boyanın sökülmesi için çeşitli yöntemler mevcuttur.

Mekanik temizleme
En çok tavsiye edilen yöntem boyanın zımpara ile sökülmesidir. Bu yöntemle hem bütün boyanın sökülmesi sağlanır hem de yeni boyanın uygulanması için sağlıklı bir yüzey hazırlanır.Türkiye'de bu işlem için kullanılan klasik titreşimli ve dairesel zımparalar yüzeyde istenmeyen ve düzeltilmesi zor olan çizikler meydana getirmektedir. zımpara işlemini kolaylaştıran çok çeşitli yeni aletler mevcuttur.

Sıcak hava tabancaları
Ahşap yüzeye zarar vermeyecek ikinci yöntem ise sıcak hava tabancaları kullanmaktır. Sıcak hava tabancaları kullanıldıktan sonra yeni boyanın sağlıklı bir şekilde ahşaba bağlanmasını sağlamak için yüzeyin zımparalanması önerilir.

Yakma
Hızlı bir işlemdir ancak ahşap yüzeyde oluşan yanık bölgeler yeni boyanın tutunmasını olumsuz yönde etkiler.
 
Boya sökücüler
Yukarıdaki metotların uygulanamadığı yerlerde solvent tipi boya sökücüler kullanılabilir. Kostik içeren boya sökücüler daha hızlı çalışır ancak yüzeyde zararlı kalıntılar bırakabilir. Boya sökücü kullanıldıktan sonra yüzey temiz su veya solvent ile temizlenmelidir. Panjur gibi yapıdan sökülebilen malzemeler için Türkiye için yeni bir yöntem ise özel solventlere daldırmadır.

Çürüme ve böcek tahribatının iyileştirilmesi
Boya söküldükten sonra çürümüş ya da elyafı zayıflamış bölümler tamir edilmeli ve yüzeye fırça ile bir önkoruma maddesi uygulanmalıdır.Yeni boya uygulanmasından önce koruyucu maddenin kuruması beklenmelidir.

Aylık bakım sırasında yapılması gerekenler
Her ay ahşap yapıların üzerindeki toz, küf ve bakteriler, hafif nemli bir temizlik ürünü ile alınmalıdır. Bu işlemin, çok sıcak saatlerde ve ıslak bezle yapılmaması gerekir. Çünkü bu, ahşapta çatlamalara ve ahşabın çalışmasına neden olabilir. Ahşabın yerle teması önlenmeli ve ahşap, arkasındaki boşluklardan mutlaka hava almalıdır. Nemli bez ile temizlenen yüzey, kuru bir bez ile de tekrar kurutulmalıdır.

Yaz aylarında görülen reçine akmaları daha fazla akıp ahşabı sarartmadan yakılmalıdır.
Çalışmayan pencereler ve şişmiş kapılar zamanında müdahale edilerek bir marangoz tarafından tamir edilmelidir.

Yer döşemelerinde açılmalar var ise; ahşabın biçimine uygun dolgu macunları ile kapatılmalı ve o noktalarda, böcek ve bakteri oluşması önlenmelidir.

Yıllık bakım sırasında yapılması gerekenler
Yılda bir ya da iki yılda bir dış cephede görülen çatlak ve çürük bölgelerde gerekli onarım yapıldığı takdirde, ahşap yapının ömrü de uzayacaktır.

Çatlakların macunlanması: Ultraviyole ışınlar ve nem, ahşabın en büyük düşmanıdır ve çatlaklar oluşturur. Dış cephelerde, eğer varsa, her yıl çatlaklar, süper dolgu malzemeleri ile doldurulmalı (çatlayan malzemenin yenisiyle değiştirilmesi daha uygun olacaktır) ve boya işlemi yapılmalıdır.

Çürüyen ahşapların değiştirilmesi: Cephelerde görülen çürümüş ahşaplar; macun veya boya ile doldurulup geçiştirilmemeli, mutlaka yenisiyle değiştirilmelidir. Aksi takdirde, çürüyen ahşap, çevresindeki ahşaplara da zarar verecektir. Her yıl olmasa bile iki yılda bir defa temizlenip kurutulmuş yüzeyler, fazla sıcak olmayan bahar aylarında bir kat örtücü boya ile boyanmalıdır. Bu boyalar asetik asit serpintisi, klorlu hava ve klorlu tuz serpintisine karşı dayanıklıdır.

Yer döşeme cilasının seçimi
Yer döşemesi ahşap ise cila olarak su bazlı olanlar kullanılmalıdır. Su bazlı cilalar insan sağlığına zarar vermez ve kalıcı bir kokuları yoktur. Sert ve dayanıklı cilalar, aşınmaya karşı dirençli oldukları için tercih edilebilir. Su bazlı cila her yıl bir defa bir kat uygulandığında, ahşabın bakımı yapılmış olacaktır.

Eski eser ahşap evin korunmas
ı
Eski eser ahşap evlerde, ağacın yaşını uzatacak korumalar yapmak yerine (ağacın ölmesine neden olabilir), ilk haline uygun olarak kullanmak daha iyidir. Yapının uzun süre dayanması isteniyorsa ahşap emprenye edilebilir; ama bu sistem uygulandığında ağaç tamamen ölür. Restorasyonda ağacın kendi devrindeki gibi kullanılması esas prensiptir. Dış cephelerin bakımı zor denir, ama teknik boyalarla boyanıp bilinçli uygulamalar yapıldığında, dış cephe boyasının 8-9 yıl ömrü vardır. 7-8 yılda bir bakımdan geçirildiği takdirde, ahşabın içine hiçbir şekilde atmosferik etki girmediği için, çok uzun yıllar yaşayabilir.

Ahşabın kurumasını önlemek, parlaklığını ve esnekliğini uzun süre korumasını sağlamak için...
Ahşabın kurumasını önlemek, parlaklığını ve esnekliğini uzun süre korumasını sağlamak için, kirişlere düzenli aralıklarla bakım yapılmalıdır. Evde hazırlıyacağımız bu basit uygulama ahşabın daha canlı görünmesini ve uzun süre dayanmasını sağlayacaktır.

İki ölçü keten yağı ya da zeytinyağı, bir ölçü terebentin karışımı sürülmelidir. Bu işlemden sonra ahşap iyice kurumaya bırakılır bir yün parçası ile iyice ovuşturulur. Ayrıca; doğal ahşap kirişlere iyice yedirilerek sıvı balmumu sürülmesi işlemi, ahşaba parlaklık kazandırır ve rengini canlandırır.

Toz almanın ipuçları: Toz alırken her zaman yumuşak bez kullanın. Toz, doğru alınmadığı zaman mobilyanın yüzeyini çizecektir. Hiçbir zaman kuru bezle toz almayınız, aksi takdirde toz mobilyanın yüzeyinde mikroskobik çizikler bırakacaktır.
Mobilyanın yüzeyine eşit bir biçimde sprey sıkınız, ama çok fazla sprey sıkmamaya çalışınız. Mobilyanın yüzeyini dairesel hareketlerle yumuşak ve temiz bir bez ile siliniz.
Sonra, güzel bir parıltı için kuru bir bez ile mobilyanızı kurulayın. Ağaç vitrinler için önce bezin üstüne sprey sıkın, sonra toz alın.
Hiçbir zaman, mobilya bakımı için sabun ve su kullanmayın. Su, mobilya cilasını bozar, ağacın içine sinip yapısını bozar, mobilyanın hasarlanmasına yol açar.
Ahşap mobilyanın düşmanları
Güneş ışığındaki ultraviole ışınlar ağaç cilasını bozabilir. Mobilyalarınızı, direk güneş ışığından kaçınacak şekilde düzenleyin.
Sıvı döküntüler, hemen temizlenmedikleri takdirde mobilyaları bozabilir. İçecek bardakların altında bardak altlığı, vazoların altına küçük tabak koyun.
Sıcaklık, cilanın üstünde beyaz leke bırakacak şekilde kimyasal değişikliklere yol açabilir. Sıcak tabak ve kapların altına koruyucu pedler koyun.
Yüksek nem seviyesi ağacın şişmesine yol açar. Alçak nem seviyesi de ağacın nem kaybetmesine ve küçülmesine yol açar. Olağanüstü değişiklikler yamulmalara, çatlamalara ve kırılmalara neden olabilir.
Nem seviyesini olabildiğince sabit tutmaya özen gösteriniz.

Bazı Ağaç Türleri ve Özellikleri
Kestane: Çok sağlam ve çürümeye böceklere karşı dayanıklıdır.
Meşe: Uzun süre kullanışlı ve böceklere ve çürümeye dayanıklıdır.
Kırmızı köknar: Uzun süre kullanışlı ancak verniklemeye elverişsizdir.
Beyaz köknar: Az dayanıklı ve kolayca bozulabilir.
Karaçam: Sert ve neme dayanıklıdır.
Karaağaç: Esnek bir ağaçtır, rahatça şekillendirilir.
Çam: Uzun süre kullanışlı, verniklenebilir ama böceklere karşı dayanıksızdır.
Çıra çamı: Kullanıma ve neme karşı dayanıklıdır.

 

Copyright © 2009 HASAN KULU
ORMAN ÜRÜNLERİ A.Ş.
Destek Hattı: 0332 2489184

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin
her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
info@hasankulu.com
Yapım: INVIVA